Etkinlik

Alshaya Grup Avrasya, Starbucks Vakfı ve Habitat Derneği imzalı EmpowerMe programının kazananları belli oldu

EmpowerMe: Gençlik Programı'nı başarıyla tamamlayan üç girişim, EmpowerMe: Genç Girişim Demo Day'inde jüriye sunum yaparak dereceye seçildi.

Starbucks ve Habitat Derneği imzalı EmpowerMe Programı'nda dereceye giren üç girişim

Alshaya Group, Starbucks Vakfı ve Habitat Derneği iş birliğinde yürütülen EmpowerMe: Gençlik Programı, ikinci yılında Avrasya bölgesinden genç girişimcileri İstanbul'da bir araya getirdi. Programın girişimcilik ayağında düzenlenen eğitim kampları ve hızlandırma süreçlerinin ardından gerçekleştirilen EmpowerMe: Genç Girişim Demo Day, 17 Eylül'de İstanbul'da düzenlendi.

Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan'dan gelen sekiz ekip, geliştirdikleri projeleri girişimcilik ekosisteminden uzmanlara ve yatırımcılara sundu. Jüri değerlendirmesi sonucunda Cortex AI birincilik, ReMotion ikincilik, Hyrex ise üçüncülük ödülünü aldı. Thermanova ise jüri özel takdirine layık görüldü.

Birincilik ödülüne layık görülen Cortex AI, yapay zeka destekli öngörü çözümleri ile nakil tıbbını dönüştürmeyi hedefliyor. Doktorların organ reddi risklerini erken aşamada tespit etmelerine ve daha bilinçli kararlar almalarına yardımcı olmayı amaçlayan girişim, nakil sonuçlarını iyileştirmeyi hedefliyor.

Starbucks ve Habitat Derneği imzalı EmpowerMe Programı'nda dereceye giren üç girişim

ReMotion ise inme sonrası tekrarlayan el egzersizlerini ilgi çekici ve etkileşimli oyunlara dönüştüren bir rehabilitasyon sistemi sunuyor. Hastaların motor becerilerini yeniden kazanmalarını hızlandıran platform, doktorlara ise hastaların ilerlemesini takip edebilmeleri için uzaktan erişilebilir ve objektif veriler sunuyor.

Starbucks ve Habitat Derneği imzalı EmpowerMe Programı'nda dereceye giren üç girişim

Üçüncü olan Hyrex ise, EEG tabanlı beyin takibini erişilebilir hale getirerek nörolojik araştırmaları klinik ortamların ötesine taşıyor. EEG donanımı, giyilebilir cihazlar ve yapay zeka destekli yazılımlardan oluşan ekosistemle bireylerin ve araştırmacıların nörolojik, bilişsel ve duygusal sağlıklarını sürekli izlemelerine ve yönetmelerine destek olmayı hedefliyor.

Starbucks ve Habitat Derneği imzalı EmpowerMe Programı'nda dereceye giren üç girişim

Starbucks ve Habitat Derneği yöneticileriyle özel röportaj

EmpowerMe: Genç Girişim Demo Day finalinin ardından Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ve Alshaya Starbucks Avrasya Dijital ve Pazarlama Direktörü Murat Buyurgan, upcorn'a özel demeçler verdi. İki isim, EmpowerMe programının çıktılarının ve geleceğini aktardı.

Murat Buyurgan, Alshaya Starbucks Dijital ve Pazarlama Direktörü

S: EmpowerMe programıyla gençleri destekliyorsunuz. Küresel bir marka olarak bunu yaparken genç girişimcileri desteklemek sizin için ne ifade ediyor?

Buyurgan: Gençler, EmpowerMe ve Community Store yolculuğumuzun merkezinde yer alıyor. Aynı zamanda misafir kitlemizin de önemli bir bölümünü oluşturuyorlar. İnsanların bir araya gelmesinden doğan yaratıcı fikirleri, bu fikirlerin kök salmasını ve gerçek hayatta karşılık bulmasını çok önemsiyoruz.

EmpowerMe ile gençlerin desteklenmesi, geliştirdikleri fikirlerin hayata geçmesi ve somut bir etki yaratması bizim için kıymetli. Gençlerin fikirlerinin gerçek dünyada karşılık bulduğunu görmek, geleceğe dair umudumuzu da güçlendiriyor.

S: Yapay zeka gün geçtikçe hayatlarımızı değiştiriyor. Peki Starbucks'ta yapay zeka ile neler değişiyor?

Buyurgan: Starbucks'ın teknolojiye olan yaklaşımında insan, her zaman merkezde yer alıyor. Yapay zekayı da bu bakış açısıyla değerlendiriyoruz. Global ölçekte özellikle mağaza operasyonlarında partnerlerimizin işini kolaylaştırabilecek alanlarda yapay zekadan yararlanılmaya başlandı. İçerek hazırlama süreçlerinden vardiya planlamalarına ve mağaza içindeki operasyonel akışlara kadar farklı kullanım alanları bulunuyor.

Ancak Starbucks deneyiminin merkezinde her zaman insan ilişkisi ve insanlar arasında kurulan bağ var. Teknolojiyi partnerlerimizin hayatını kolaylaştıran ve onların misafirlerimizle kurduğu ilişkiye daha fazla alan açan bir araç olarak görüyoruz. Partnerlerimizin işlerini kolaylaştıran çözümleri de bu nedenle hızla benimsediğini gözlemliyoruz.

S: EmpowerMe; sağlık, iş dünyası, sürdürülebilirlik gibi birçok farklı alana odaklanıyor. Genelde markalar bir alan seçip onun üzerinden ilerlerken siz neden birden fazla alana odaklandınız?

Buyurgan: Programdaki çeşitliliğin önemli ölçüde gençlerin gündemlerinden ve geliştirdikleri fikirlerden doğduğunu düşünüyorum. Geçtiğimiz yıllarda da sağlık, çevre ve teknoloji gibi farklı alanlara dokunan projelerle karşılaştık. Aslında bu çeşitlilik dünyanın karşı karşıya olduğu ihtiyaçların da bir yansıması. Biz gençlerin bu ihtiyaçlara farklı perspektiflerden çözüm üretmesine alan açmayı önemsiyoruz.

S: Üç yılda 250 binden fazla gence temas ederken Z kuşağını yakından tanıma fırsatı buluyorsunuz. Bu, Starbucks için birtakım içgörüler sağlıyor mu?

Buyurgan: Kesinlikle. Starbucks, Türkiye'de misafir deneyimini geliştirirken ve gelecek stratejisini oluştururken farklı araştırmalardan ve içgörülerden besleniyor. Gençlerle kurduğumuz temas da artık bu kaynaklardan biri.

Stars For Starbucks programımız, EmpowerMe ve gerçekleştirdiğimiz araştırmalar sayesinde özellikle öğrenci ve genç kitlelerin değişen beklentilerini ve trendlerini yakından takip ediyoruz. Gençler, mağazalarımızı en yoğun kullanan ve ürünlerimizle en güçlü ilişki kuran kitlelerden biri. Dolayısıyla onları daha yakından tanımak ve beklentilerini doğru analiz etmek hem işimizin geleceği hem de hayal ettiğimiz toplulukları oluşturabilmek açısından son derece önemli.

S: Gençlerin daha başarılı olması için onlara önerebileceğiniz şeyler neler?

Buyurgan: Bugünün dünyasında gençlerin hayatın pek çok alanında çok hızlı geri dönüş almaya alıştığını düşünüyorum. Bunu hem staj programlarımızdaki gençlerde hem de mentorluk süreçlerinde gözlemliyorum. Aslında bunda gençleri eleştirecek bir durum da görmüyorum; içinde büyüdükleri dünyanın doğal bir sonucu.

Bugün gençlere bir şey söylemem gerekirse; daha fazla dinlemelerini, gözlemlemelerini, analiz etmelerini ve okumalarını öneririm. Bunlar çok klasik tavsiyeler gibi görünebilir ancak zaman geçse de değerini kaybetmeyen alışkanlıklar. Biraz da hayatın kendi ritmine izin vermek gerektiğine inanıyorum. Bazen yavaşlamak, daha fazla dinlemek ve gözlemlemek çok daha fazlasını görmemizi sağlayabiliyor.

Bora Caldu, Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı

S: EmpowerMe programını diğer programlardan ayıran en büyük farklardan biri üç farklı ülkeyi, Azerbaycan, Kazakistan ve Türkiye'yi bir arada bulundurması. Bu üç bölge arasında teknolojiye olan yaklaşımda farklılıklar gözlemliyor musunuz?

Caldu: Tabii ki. Türkiye'ye baktığımızda biraz daha aktif teknoloji kullanımı ve yetkinliği gözlemliyoruz. Öte yandan Kazakistan ve Azerbaycan'dan da çok değerli girişim fikirleri gördük. Dijitali kullanan, dijital araçlarla iç içe geçmiş çok değerli girişim fikirlerine de birlikte rastladık.

İki ülkede de EmpowerMe gibi programlara inanılmaz bir talep var. Bu da bize Türkiye'de olduğu gibi Azerbaycan'da da Kazakistan'da da bu talebe yanıt veren bir program gerçekleştirdiğimizi kanıtlıyor. Bugün EmpowerMe: Genç Girişim Demo Day'deki girişimlerin üçü Azerbaycan'dan, üçü Türkiye'den, ikisi ise Kazakistan'dan.

S: Peki programa seçilen girişimler nasıl bir eleme havuzundan, nasıl kriterlerle seçildi?

Caldu: Gerçekleştirdiğimiz bootcamp'ler özellikle tek bir tema üzerine odaklı oluyor. Başvuran girişimlerin fikir sunumlarını inceliyoruz, yol haritaları olup olmadığını gözlemliyoruz. Bootcamp'e katılmaya hak kazanan girişimler, program sonunda jüri karşısına çıkıyor. Jürimizin belirlediği puanlara göre de hızlandırma programına katılmaya hak kazanıyorlar.

Üç farklı hackathon'un ardından 14 takımı hızlandırma programına dahil ettik. Hızlandırma sürecinin ardından yine jüri tarafından seçilen sekiz girişim, bugün burada EmpowerMe: Genç Girişim Demo Day etkinliğinde bizlerle birlikte.

Önceki aşamalarda elenen takımlar da Habitat Derneği olarak yaptığımız diğer programlara dahil oluyor. Burada kendilerini geliştirmeye devam edebiliyorlar.

S: 8 finalist arasında hem donanım üretenler var hem de yazılım geliştirenler var. Siz her bir girişimin ihtiyacını nasıl ele aldınız?

Caldu: Bizim burada başarmak istediğimiz en temel şeylerden biri şu; eğer bir genç girişimci olmak istiyorsa, bir fikir geliştirmek istiyorsa, bunu erken aşamada alıp olgunlaştırıp onu teşvik etmek. Sağladığımız eğitimler, mentorlukler, bootcamp'lar ve programlarla deneyim süreçlerinden öğrensinler istiyoruz. Böylelikle iş fikirlerini, girişimlerini geliştirsinler istiyoruz. Ayrıca belirli bir dikey seçerek erken aşama girişimleri destekleme bağlamından kopmak istemiyoruz.

S: Yapay zekanın etkisi hayatlarımızda her geçen gün hissediliyor. Peki siz Habitat Derneği olarak gençleri yapay zeka devrimine nasıl hazırlıyorsunuz?

Caldu: Yapay zeka, global bir trend. Bu trendin yakalanması gerektiğine inanıyoruz ama genellikle bazı şeyler unutuluyor. Örneğin bu işin toplumsal dönüşüm kısmı unutuluyor. Yapay zeka yetkinliklerini tartışırken "Acaba gençler bu konuya yeteri kadar hazır mı?" sorusunu sormayı atlıyoruz. Bu bizim odak noktalarımızdan bir tanesi çünkü gençlerin desteğe, eğitimlere, başarı hikayelerinden dinleyerek öğrenmeye ihtiyaçları olduğunu görüyoruz.

O yüzden program çerçevesinde gençlere verdiğimiz eğitim modüllerinden bir tanesi yapay zeka eğitimleri. Nasıl kullanabileceklerini, hem kendi hayatlarında hem de işlerini geliştirirken nasıl faydalanabileceklerini aktarıyoruz.

S: Önümüzdeki dönemde Starbucks'la birlikte düzenlediğiniz EmpowerMe programı için hedefleriniz neler?

Caldu: EmpowerMe aslında üç yıllık bir program. Bu program kapsamında şu ana kadar 150 bini aşkın gence hem fiziksel hem de çevrimiçi olarak ulaştık. Gelecek yılın sonunda ise toplamda 250 bin gence ulaşmış olmayı istiyoruz. Olabildiğince gencin yarattığımız fırsatlardan faydalanmasını istiyoruz. Bunlar içerisinde eğitimler var, bootcamp gibi hackathon gibi hızlandırma programı gibi yaşadıkları deneyimler var. Ki oldukça da somut çıktılar görüyoruz. Fikirlerin girişimlere dönüştüğünü gözlemleyebiliyoruz, anketlerle gençlerin yorumlarını da alıyoruz.

Ortaklar olarak da karşılıkı olarak ortaya çıkan sonuçtan memnunuz. O yüzden önümüzdeki dönemde hem sayıları artırarak hem de metotları güncelleyerek hem de ülke sayısını artırararak devam etme heyecanını taşıyoruz.

Paylaş